Küçük bir işletme olmanın zorluklarından biri, sürekli olarak artan siber tehditlere karşı koymaktır. Bu tehditler, işletmenin itibarını zedeleyebilecek ve hatta işletmeyi tamamen kapatabilecek boyutlara ulaşabilir. Siber saldırıların doğrudan maliyeti kadar itibar kaybı ve olası düzenleyici cezalar da endişe yaratmaktadır.
Özellikle daha küçük işletmeler için, siber güvenlik risklerine karşı koymak kolay değildir. Çünkü tehditler ofis saatleri dışında da gelmektedir. Güvenlik uyarılarının yarısından fazlası iş saatleri dışında gelirken, önemli bir kısmı ise hafta sonlarına denk gelmektedir. Hacker’lar, özellikle küçük işletmeleri hedef aldıklarında personelin en az cevap vereceği zamanları çok iyi bilirler.
Dolayısıyla, 24/7 gözetim yapmak zorunluluktur ancak sürekli bir güvenlik ekibi oluşturmak gerçekçi değildir. Nitelikli siber güvenlik uzmanları nadirdir, ekonomik koşullar sıkıdır ve çoğu BT lideri, temel sistemleri çalışır durumda tutmakla meşguldür.
Yeni güvenlik gerçekliği
Dedike güvenlik ekipleri olmayan organizasyonlar, artan bir ikilemle karşı karşıyadır. BT personelleri, altyapıyı yönetmenin yanı sıra tehditleri tespit etmekte aynı anda birden fazla rol üstlenmek zorundadır. Sonuç olarak, kör noktalar ortaya çıkar. Her yamalanmamış sistem, gecikmiş yanıt veya göz ardı edilen uyarı, bir ihlal riskini arttırır. Ancak işletmeler sorunu daha fazla insan gücü ekleyerek çözemezler.
Bu noktada, konuşulan konu değişmiştir. Liderler şunu sormaktadır: bütçeleri tüketmeden veya ekipleri yıpratmadan nasıl işletmeyi koruruz? Cevap giderek teknoloji, uzmanlık ve işbirliğinde yatmaktadır.
Yapay zeka destekli güvenlik, önemli bir değişimdir. Arctic Wolf tarafından yapılan son araştırmalara göre, organizasyonların %73’ü zaten bir tür yapay zeka siber güvenlik çözümü tanıttı. Ve %99’u yapay zeka yeteneklerinin bir sonraki satın alma kararını etkileyeceğini söylüyor. Ancak benimsemek, sonuçlarla aynı anlama gelmez. Birçok şirket, yeni teknolojiyi operasyonel hale getirmekte zorlanmaktadır. Araçlar dağıtılır ancak personel, bunları etkin bir şekilde entegre etmek için zaman veya beceriye sahip değildir.
Bu niyet ile uygulama arasındaki boşluk, çoğu işletmenin tökezlediği yerdir.
Thomas şöyle diyor: “Çok fazla organizasyonun, onları çalışır hale getirecek kaynaklara yatırım yaptığını görüyoruz. Yapay zeka veya gösterge tablolarına sahip olmak yeterli değil. Önemli olan, onları nasıl uyguladığınız ve bir şeyler yanlış gittiğinde ne kadar hızlı hareket edebildiğinizdir.”
Bir siber risk olmadan bir gelecek
Arctic Wolf’un vizyonu basittir: siber riskin iş büyümesini sınırlandırmadığı bir dünya. Şirket, teknoloji, insan uzmanlığı ve proaktif destek kombinasyonu etrafında modelini inşa etmiştir. Böylece, sürekli, uçtan uca güvenlik operasyonları için bir çerçeve gömülür.
Bu yaklaşımın temelini Arctic Wolf® Aurora™ Platformu oluşturur. Tehdit tespiti, yanıt ve risk yönetimini tek bir sistemde entegre eder. Bu sistemin etrafında, adım adım güvenlik yolculuklarını rehberlik eden uzmanlar için Concierge Teslimat Modeli bulunmaktadır.
Bu uzmanlar, uyarıları yorumlamaya, yanıtları yönetmeye ve hiçbir şeyin görmezden gelinmediğinden emin olmaya yardımcı olurlar. Dirençli bir yolculuğa tam bir yol isteyen işletmeler için, Güvenlik Yolculuğu programı, belirli endüstrilere ve risk seviyelerine özgü en iyi uygulamalar, eğitim ve desteklerin yer aldığı bir yol haritası sunmaktadır.







